Kurumların tercih ettiği 5 öğrenme biçimi

Tüm dünyada e-öğrenme sektörü sürekli büyüme trendinde. Türkiye’de ise bu sektör biraz daha yavaş büyüyor. Yine de güzel örnekler çıktığını ve kurumların da bu trendleri yakalamaya çalıştığını görmek mümkün.

Şu an popüler olan 5 e-öğrenme biçimi var. Kurumlar, üniversiteler veya küçük topluluklar kendilerine en uygun olan biçimi seçerek eğitim alıyorlar.

  1. mLearning – Mobil Öğrenme (Mobile Learning)

Mobil cihazları artık masaüstü veya dizüstü bilgisayarlardan daha fazla kullanıyoruz. Mobil internet de artık ev tipi internet bağlantısı kadar hızlı. Bu sayede e-öğrenme, mobile de kayıyor. Kurumsal eğitimler artık mobil cihazlar üzerinden alınabiliyor.

Bunun en büyük artısı, eğitimi alan kişinin istediği yerde ve zamanda eğitimi görmesi. Kurumların en çok sevdiği e-öğrenme biçiminin bu olduğu söylenebilir. Çalışanlara yer ve zaman özgürlüğü sunarak çok esnek bir takvim vadediyor.

  1. Video Tabanlı Öğrenme (Video-Based Learning)

Ülkemizde bu e-öğrenme biçimi yeni yeni geliyor olsa da yurtdışında çok uzun zamandır yaygın olarak kullanılan bir e-öğrenme biçimi. TRT’nin eskiden verdiği AÖF derslerinin, internet versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Konular da kurumların tercih ettiği başlıklardan oluşuyor. Video eğitim içerikleri de, kurum çalışanlarına zaman ve yer özgürlüğü tanıyor.

  1. Küçük Öğrenme Parçaları (Micro Learning)

Bu e-öğrenme biçimi ise henüz ülkemizde fazla bilinmiyor. *Micro learning*, küçük konu başlıklarından oluşur. Kısa sürede işlenir ve eğitim tamamlanır. Hap eğitim olarak da geçer. Eğitimlerin özetlenmiş hali olduğu da söylenebilir. Eğitim süresi parçalara ayrılıyor. Bu parçalar kısa süreli oluyor. Bu sayede kurum çalışanları, eğitim için işlerini aksatmıyor. Hem çalışan hem de kurum bu e-öğrenim biçiminden mutlu aslında.

Sosyal ağlar veya eposta aracılığıyla bile bu tür eğitim yazılı olarak verilebiliyor. Görsel tabanlı veya sadece videodan da oluşabiliyor. Bilginin, katılımcıya nasıl aktarılacağı konusunda seçenekler mevcut. Amaç sadece bilginin verilmesi.

  1. Oyun Tabanlı Öğrenme (Game-Based Learning)

“Oyunlaştırma” terimi bir süredir hayatımızda. Kullandığımız sosyal ağlardan bazıları, belirli e-ticaret siteleri bu sistemi bir şekilde kendi sadakat programlarında kullanıyor.

Burada amaç, katılımcıları eğitime teşvik etmek. Bunun için de küçük ödüller veriliyor. Bu sayede hem daha eğlenceli hem de daha etkili eğitimler yapılması sağlanıyor. Sonunda ödül olduğunu bilen çalışan, eğitime daha fazla dikkat veriyor.

  1. Kurumiçinde tecrübenin aktarılması

Ofiste veya sahada, daha tecrübeli çalışanın, daha az tecrübeli kişiye kendi deneyimlerini aktarmasıyla bu eğitim gerçekleşiyor. Sürekli eğitim olarak değerlendirilebilir. Diğer eğitim türlerine göre bu eğitim siz fark etmeden gerçekleşiyor. Belki bir soru sorduğunuzda, belki çalışma arkadaşınız sizinle bir şey paylaşmak istediğinde bu eğitimi gerçekleştirmiş oluyorsunuz.

Kurumsal eğitim olarak Türkiye’nin küresel trendleri yakalaması zaman alsa da, çalışanların hızlı adapte olmasıyla istenilen etki ve edinim hemen elde ediliyor.
Aim Danışmanlık olarak kurumlara tamamen “terzi işi” eğitimler ve programlar hazırlıyoruz. Eğitim programlarımız hakkında bilgi almak için tıklayın: https://aimdanismanlik.com/tr/egitim-programlari.html